ABSTRACT

Considering that Hurrem Sultan (Roxolana)4 was wife to the most “magnificent” emperor of the Ottoman Empire, Kanuni Sultan Süleyman (Suleiman the Lawgiver), and is known to have had much more influence and power in the palace than any other woman in the history of the Ottoman Empire, the number of literary works written in Turkey, which focus on her life, is rather limited. The main reason is probably the secrecy of the harem, a place that no man, other than the eunuchs and of course the Sultan himself, was allowed to enter. Likewise, the women in the harem were not allowed to leave its quarters, except for some concubines who

3 “Kimsenin ayrıntılarını anlatamaycağını söylediğiniz Harem ve Harem Hayatı, tarihi romanlarda en ince noktalarına kadar okura sunuluyor [ ... ] Sizin Kanuni’yi Şehzade Mustafa’yı öldürtmeye ikna etmek için kullandığınız yöntemi, yazarlar okuyucularını ikna etmek için kullanıyorlar, başarılı da oluyorlar [ ... ] Sizi de tarih kitaplarından değil, daha çok böyle romanlardan tanıyorlar.” Adnan Nur Baykal, Hürrem Sultan ile Söyleşi [Interview with Hurrem Sultan] (İstanbul: Sistem Yayıncılık A.Ş., 2004), 148-9. All translations of the literary texts discussed in this essay are mine, unless stated otherwise.